Mısırlı Kadınların Güzellik Sırları

cleopatra

Mısırlı kadınları düşününce aklımıza gelen ilk isim. güzellik sırları reçete gibi dağıtılan Cleopatra’dır. Elbette Caesar ve Marc Anthony güzel bir kadına aşık oldular. Fakat Mısır’daki bu büyüleyici güzellik sırrı neydi?

Cleopatra ve Mısırlı kadınların güzellik sırları

Pek çok yerde, Cleopatra’nın süt ve bal banyosu yaptığı yazılmıştır. Görünüşe göre Mısırlılar bu muhteşem malzemelerin faydalarını o zamandan keşfetmişler.

Sütün içindeki laktik asit ve müthiş bir antiseptik olan bal aynı zamanda kusursuz bir nemlendirici. Siz de küvetinize bal, süt veya süt tozu dökerek Nil’in kraliçesi gibi yumuşak ve canlı bir cilde sahip olabilirsiniz.

Daha çok keçi sütü kullanmanızı öneririm çünkü keçi sütünde kaprilik kaprik trigliserit var, ki bu cildi pamuk gibi yumuşacık yapıyor.

Mısırlı kadınlar vücutlarını neyle temizliyordu?

eski mısırda kadınlar

O zaman teknoloji olmadığı için şimdiki gibi mısırlı ünlülerin photoshop öncesi ve sonrası fotoğrafları diye duvar magazinlerine çıkamıyorlardı elbette.

Günümüzde karbonat olarak kullanılan ve o zamanlar su ile karıştırdıkları sodyum oksidi ile vücutlarını temizliyorlarmış. Tıbbi bir papirusta yıllar sonra bulunan bir tarifte şu güzellik tarifi vardı.

Bir tutam bal, bir tutam karbonat, bir tutam Aşağı Mısır tuzu (deniz tuzu veya banyo tuzu kullanılabilir). Hepsini iyice karıştırıp vücuduna sür.

Mısırlı kadınlar kırışıklıklar için ne yapıyordu?

mısır güzellik sırları

Mısırlı kadınlar kırışıklıklar için de bir tarif kullanıyorlardı. Bir tutam sakız reçinesi, bir tutam bal mumu, bir tutam banağacı yağı, bir tutam siperus otu. Bu karışımı öğütüp, mayalanmış bitki suyuyla karıştır ve her gün kullan.

Elbette orijinal tariflerdeki yöresel içerikler yerine, evimizin yakınlarında bulabileceğimiz alternatiflerle de bu güzellik sırlarını uygulamak mümkün. Mesela badem yağı hem o dönemde hem de günümüzde yaşlanmayı geciktirici ve nemlendirici olarak kullanılan ortak bir yağ. Çemenotu tohumu da cildi yumuşatmak için maske olarak kullanılıyormuş.

Ayrıca çenemotundan yapılan çayı, göğüsleri büyüttüğüne ve anne sütünü arttırdığına inanılıyormuş. O dönemde aloe vera, yanıklar için ve yaraların tedavisinde kullanılıyormuş. Çünkü o zamanlar Fito krem yokmuş veya Expigment krem. Yanık ve güneş lekelerini doğal yöntemlerle çözüyorlarmış.

Bir cevap yazın