İlişki Nasıl Sonsuza Dek Sürer?

Sevgilinizle veya eşinizle ilişkinizin sonsuza dek sürmesi için ne yapmanız lazım? Onu kaybebetmemek için ne yapmam lazım? diye düşünenlere ilaç gibi bir yazı hazırladım.

Güçlü bir ilişkinin temellerini oluşturmak çok önemlidir. En önemli şeylerden biri ilişkide karşı tarafı asla tehdit etmemek. Ona bağırıp çağırmamak ve yeri geldiğinde özür dilemeyi bilmektir. Onu dinleyemeyecek kadar çok sinirliyseniz başka bir odaya gidin ya da dışarı çıkın. Yani oradan uzaklaşın ve siniriniz yatıştığında geri gelip güzel bir şekilde onunla konuşun. Bu tekniği ona bağırmamak için kullanabilirsiniz. Unutmayın sevgiliniz ya da eşiniz sizin düşmanınız değil!

 

Geçmişten gelen duygularınızı yeni ilişkinize karıştırmayın. Durup düşünün. Şu anda bu tepkiyi vermem acaba eskiden yaşadığım ilişkimle veya ilişkilerimle mi ilgili? Şu anda hayatınızda olan kişi yeni bir insan. Bunu ona taşımamalısınız. Yani sorun bende mi? diye düşünün ilk önce. Önce hatayı kendinizde arayın. Bu şekilde ilişkiniz çok daha güçlü olacaktır.

Mantıkla kalp bazen farklı şeyler söyler. Mantığınız ondan ayrıl derken kalbiniz onu çok seviyorum diyebilir. Bu durumda ondan ayrılmalı mıyım? Yoksa onunla ilişkimi devam ettirmeli miyim? diye ikilemde kalırsınız. Kendinizi iyice dinleyin. Liste yapın. Neden ayrılmanız gerektiğini ve neden ayrılmamanız gerektiğini kağıda yazın. Sonra listeyi karşılaştırın. Burada objektif olmanız çok önemlidir. Eğer duygularınızla mantığınızı birbirinden ayırmayı öğrenirseniz, ilişkinizde çok daha doğu kararlar verebilirsiniz.

Onu yargılamayı kesin! Yargılamak pek çok kapıyı kapatır. Onu olduğu gibi kabul etmek zorundasınız. Bunu unutmayın. Onunla tanıştığınız ilk gün nasıl biriyse son gün de öyle olacak. Onu değiştiririm diye düşünmeyin. Boşa çaba sarf edersiniz. Bu yüzden en baştan zaten istediğiniz gibi biri olup olmadığına iyice karar verin ve ilişkiye öyle girin. Sonradan onu yargılamak sadece ilişkide sorun çıkartır.

‘Biz’ olmak. Artık iki kişilik bir ilişki yaşıyorsunuz bu yüzden ‘ben’ diye bir şey kalmadı. Artık her şey ‘biz’ olmalı. Ne yaparsanız yapın sadece kendinizi değil onu da düşünmelisiniz. Sahip olduğunuz ortak alışveriş sepetine ürün atıyormuşsunuz gibi düşünün. Onların hepsi sizin olacak artık. Tabii ki kendiniz için de bir şeyler yapacaksınız fakat bencilliğe artık son vermek zorundasınız ve bir bütün olduğunuzun farkına varmalısınız.

Onu, size sürekli ilgi gösterecek ve destek birisi olarak görmemelisiniz. Herkes en iyi şekilde sadece kendini tedavi edebilir. Karşınızdaki kişinin sizi tedavi etmek veya size sürekli destek olmak gibi bir görevi yok. Bunu unutun. Elbette onun yanında olacaksınız fakat her türlü çözümü ondan beklemeyin. Bu, ilişkinizin sonunu hazırlamak demek olur.

Müthiş benzerlik! Partnerinizle her şeyinizin aynı olması gerekmiyor. Her huyunuzun, alışkanlığınızın, her zevkinizin, her fikrinizin, her hareketinizin, her tepkinizin aynı olduğu biriyle yaşayacağınız ilişki zaten çok sıkıcı olurdu. Bu yüzden onun sizden farklı olan yönlerini eleştirip, bunlara kızmak ve bunları değiştirmesini istemek yerine bunları kabul edin ve onu bunlarla birlikte sevin.

Kafanızdan hikaye uydurmayın. İnsan bazen kendi kendine ‘bana mesaj yazmıyor demek ki beni sevmiyor’ gibi fikirler üretebilir. Her şeyi ona sorun ve onunla ilgili düşüncelerinizi bir kenara bırakıp, bunları onun ağzından öğrenin. Çünkü size güzel sözler söylemiyor olabilir ama öyle bir şeyler yapar ki, sizi sevdiğini çok net bir biçimde oraya koyar.